Ankara · İstanbul — Kurumsal Hukuk
ARSLANHUKUK & DANIŞMANLIK
Ana Sayfa  /  Blog  /  Miras Hukuku

Vasiyetname, Saklı Pay ve Tenkis Davası

23 Haziran 20267 dk okumaMiras Hukuku Av. Mikail Arslan

Kişinin ölümünden sonra malvarlığının akıbetine ilişkin iradesi ile kanunun belirli mirasçılara tanıdığı güvenceler zaman zaman karşı karşıya gelebilir. Bu yazıda vasiyetname, saklı pay ve tenkis davası kavramları 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu çerçevesinde genel hatlarıyla ele alınmaktadır. Amaç, konuya ilişkin temel bir çerçeve sunmak ve hangi hâllerde hukuki değerlendirmeye ihtiyaç duyulabileceğine dikkat çekmektir.

Ölüme Bağlı Tasarruf ve Vasiyetname Kavramı

Bir kişi, ölümünden sonra malvarlığının akıbetini kendi iradesiyle belirlemek isteyebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK), bu iradenin hukuken geçerli biçimde ortaya konulabilmesi için ölüme bağlı tasarruf adı verilen araçları öngörmüştür. Bu tasarruflar sayesinde miras bırakan, kanunun kendisine tanıdığı sınırlar içinde malvarlığının kimlere ve ne şekilde geçeceğini önceden düzenleyebilir. Böylece kişinin ölümünden sonra doğacak hukuki durum, yalnızca yasal miras düzenine değil, aynı zamanda miras bırakanın açıkladığı iradeye göre de şekillenebilir.

Ölüme bağlı tasarrufların başlıcaları vasiyetname ve miras sözleşmesidir. Vasiyetname, miras bırakanın tek taraflı iradesiyle düzenlediği ve kural olarak dilediği zaman değiştirebildiği bir tasarruf iken; miras sözleşmesi, miras bırakan ile bir başka kişi arasında yapılan iki taraflı bir hukuki işlem niteliği taşır. İki tasarruf türü arasındaki bu temel ayrım, her birinin hüküm ve sonuçları bakımından da önem taşır. Ölüme bağlı tasarrufların hüküm doğurması ise kural olarak miras bırakanın ölümüne bağlıdır. Bu yazıda ağırlıklı olarak vasiyetname üzerinde durulmaktadır.

Vasiyetname Türleri

Vasiyetname, kanunda öngörülen belirli şekillere uygun olarak düzenlenmesi gereken bir tasarruftur. Şekle bağlılık, miras bırakanın iradesinin sağlıklı biçimde tespit edilebilmesini ve sonradan ortaya çıkabilecek tereddütlerin önüne geçilmesini amaçlar. TMK, vasiyetnamenin farklı biçimlerde yapılabilmesine imkân tanımış ve başlıca üç türe yer vermiştir. Bu türlerin her biri, kendine özgü şekil şartlarına tabidir.

  • Resmî vasiyetname: Resmî bir memurun, örneğin noterin önünde ve tanıkların katılımıyla düzenlenen vasiyetname türüdür.
  • El yazılı vasiyetname: Baştan sona miras bırakanın kendi el yazısıyla yazılan, düzenlendiği yer ve tarih belirtilerek imzalanan vasiyetnamedir.
  • Sözlü vasiyetname: Yalnızca yakın ölüm tehlikesi gibi olağanüstü hâllere özgü, istisnai nitelikte bir türdür.

Vasiyetnamenin geçerliliği, ait olduğu türün kanunda aranan şekil şartlarına uyulmasına bağlıdır. Örneğin el yazılı vasiyetnamede metnin tamamının miras bırakanın el yazısıyla yazılmış olması ve düzenlendiği yer ile tarihin gösterilmesinin yanı sıra imzayı da içermesi gibi unsurlar önem taşır. Resmî vasiyetnamede ise resmî memurun ve tanıkların katılımına ilişkin usule uyulması gerekir. Bu unsurlardaki eksiklikler, vasiyetnamenin geçerliliği bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken sonuçlar doğurabilir.

Saklı Pay (Mahfuz Hisse) Nedir?

Miras bırakanın ölüme bağlı tasarruflarla malvarlığı üzerinde tasarruf serbestisi sınırsız değildir. Kanun, belirli yasal mirasçıların miras payının bir bölümünü, miras bırakanın tasarruflarıyla ihlal edilemeyecek biçimde güvence altına almıştır. Saklı pay (mahfuz hisse) olarak adlandırılan bu güvence, ilgili mirasçılara kanunen tanınan asgari bir korumadır. Bu koruma sayesinde, miras bırakan tüm malvarlığını dilediği gibi tasarruf edemez; belirli mirasçılara ait saklı pay, kural olarak dokunulmaz kabul edilir. Bu koruma, aile bağlarının ve mirasçılar arasındaki dengenin gözetilmesi düşüncesine dayanır.

Saklı pay sahibi olarak kanunda güvence altına alınan mirasçılar genel olarak şunlardır:

  • Altsoy (çocuklar ve onların altsoyu),
  • Ana ve baba,
  • Sağ kalan eş.

Saklı payların dışında kalan bölüm ise tasarruf edilebilir kısım olarak adlandırılır. Miras bırakan, yalnızca bu tasarruf edilebilir kısım üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir; saklı paylara müdahale edecek nitelikteki tasarruflar ise dava yoluyla düzeltilmeye açıktır. Saklı pay oranları, mirasçının sıfatına göre kanunda ayrıca belirlenmiştir. Bu nedenle her mirasçının saklı payının kapsamı, somut olaydaki mirasçılık durumuna ve mirasçıların birbirlerine göre konumuna bağlı olarak farklılık gösterebilir.

Tenkis Davası

Miras bırakanın tasarrufları saklı payları zedeleyecek ölçüde ileri gittiğinde, saklı pay sahibi mirasçıların başvurabileceği hukuki yol tenkis davasıdır. TMK m.560 ve devamı hükümlerinde düzenlenen bu dava; miras bırakanın, tasarruf edilebilir kısmı aşan ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmalarının, saklı payı karşılayacak ölçüde indirilmesini (tenkisini) talep etme imkânı verir. Böylece saklı payı ihlal edilen mirasçı, kanunen kendisine tanınan asgari payı elde edebilecek bir hukuki korumadan yararlanmış olur.

Tenkis davasında amaç, kazandırmanın tümüyle ortadan kaldırılması değil, saklı payı ihlal eden kısım bakımından gerekli indirimin sağlanmasıdır. Bir başka deyişle tenkis, kazandırmayı bütünüyle geçersiz kılmayı değil, saklı payı karşılayacak ölçüde sınırlamayı hedefler. Bu çerçevede dava, saklı payı zedelenen mirasçının korunmasına yöneliktir. Davanın açılabilmesi ve sonuçları bakımından kanunda öngörülen süre ve koşullara dikkat edilmesi gerekir.

Tenkis talebine konu olabilecek kazandırmalar hem ölüme bağlı tasarruflardan hem de miras bırakanın sağlığında yaptığı bazı kazandırmalardan doğabilir. Somut olayda hangi kazandırmaların tenkise tabi olduğu, bu kazandırmaların hangi sırayla indirime tabi tutulacağı ve hesaplamanın nasıl yapılacağı, olayın kendine özgü koşullarına göre değerlendirilir. Bu değerlendirme, çoğu zaman ayrıntılı bir inceleme gerektiren teknik bir nitelik taşır.

Vasiyetnamenin İptali ile Tenkis Arasındaki Fark

Uygulamada tenkis davası ile vasiyetnamenin iptali talebi zaman zaman birbirine karıştırılabilmektedir. Oysa bu iki yol, farklı hukuki temellere dayanır. Tenkis, kural olarak geçerli bir tasarrufun saklı payı ihlal eden kısmının indirilmesine ilişkinken; iptal, tasarrufun geçerliliğini etkileyen sebeplere dayanır. Dolayısıyla tenkiste tasarrufun kendisi ayakta kalırken yalnızca belirli ölçüde indirime gidilir; iptalde ise tasarrufun geçerliliği bütünüyle tartışma konusu olur. Bu ayrım, açılacak davanın türü ve ileri sürülecek talepler bakımından belirleyicidir.

Vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekil şartlarına uyulmaması, duruma göre bir iptal sebebi oluşturabilir. Bu bakımdan, örneğin el yazılı vasiyetnamede aranan unsurların bulunmaması gibi hususlar, tasarrufun geçerliliğinin ayrıca tartışılmasını gerektirebilir. Hangi yolun izlenmesi gerektiği ise somut olaydaki iddia ve delillere göre belirlenir. Kimi durumlarda bu talepler bir arada gündeme gelebileceğinden, olayın kendine özgü koşullarının bütün olarak değerlendirilmesi önem taşır.

Değerlendirme ve Öneriler

Vasiyetname, saklı pay ve tenkis davası, miras hukukunun birbiriyle yakından bağlantılı temel konularını oluşturur. Miras bırakanın tasarruf özgürlüğü ile saklı pay sahibi mirasçıların korunması arasındaki denge, her olayda ayrıca gözetilmesi gereken bir husustur. Bu nedenle tasarrufların geçerliliği, kapsamı ve saklı payların ne ölçüde etkilendiği, olaydan olaya değişebilen bir değerlendirme gerektirir. Bu değerlendirmede belgelerin içeriği, mirasçıların sıfatı ve kazandırmaların niteliği belirleyici rol oynar.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki tavsiye veya danışmanlık niteliği taşımaz. Her uyuşmazlıkta belgelerin içeriği, tarafların sıfatı ve somut olayın koşulları belirleyici olduğundan, vasiyetname düzenlenmesi veya tenkis ya da iptal talebi gibi bir sürecin gündeme gelmesi hâlinde, hak kaybı yaşanmaması için bir avukata danışılması önerilir.

Öne çıkanlar

  • Kişi, ölümünden sonra malvarlığının akıbetini vasiyetname ve miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı tasarruflarla belirleyebilir.
  • Vasiyetnamenin resmî, el yazılı ve olağanüstü hâllere özgü sözlü olmak üzere başlıca üç türü bulunur.
  • Saklı pay; altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eşin miras payını miras bırakanın tasarruflarına karşı güvence altına alır.
  • Saklı payı zedelenen mirasçılar, TMK m.560 ve devamı kapsamında tenkis davasıyla kazandırmaların indirilmesini talep edebilir.
  • Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez; somut durumda bir avukata danışılması önerilir.

Bilgilendirme: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Vasiyetname, saklı pay ve tenkis davasına ilişkin sonuçlar somut olayın koşullarına göre değişebildiğinden, herhangi bir işlem yapmadan önce bir avukata danışılması önerilir.

İletişim

Somut bir meseleniz mi var?

Değerlendirme görüşmesi yükümlülük doğurmaz ve mutlak gizlilik esasına dayanır.

Görüşme Talep Edin
← Tüm yazılar